| |||||||||
HABER ARASON YORUMLANANLAR |
Türkiye'de Halıcılık
Türkiye'de halıcılık tarihi ve gelişimine genel bir bakış. Kısa bilgiler Milas Türkmen boylarının en eski yerleşim yerlerinden biridir. Bölge örf, adet ve giyim olarak bu özelliğini korumuştur. Milas yöresinde kendine özgü karakteristik özellikler taşıyan halılar dokunmaktadır. Halı geleneğinin 16.yy’da seccade halıların dokunmasıyla başladığı kabul edilmektedir. 18.yy ve 19. yy’a tarihlenen halılar desen ve renk özelliği ile klasik (geleneksel) ve Barok stili olarak ayrılır. Klasik olanlar mihraplı Milas seccadeleridir. Bu seccadelerde mihrap eşkenar dörtgen şeklindedir. Mihrabın üstünde bir alem, mihrabın içe bakan kenarlarında stilize edilmiş bitki motifleri bulunur. Kontürleri olmayan motifler görülür."Ada Milas" halısı eski örneklerden biridir. Kenar süslerinin yan yana sıralanmasından oluşur. Her su’yun içinde motifler genelde birbirlerinin tekrarıdır. Barok stil olarak adlandırılanlar, Osmanlılarda, Sultan Abdulmecit döneminde mimarı ve sanatta Avrupa etkisinin yoğun yaşandığı dönemlerde üretilmiştir. Bu halılarda düz çizgiler yerine zigzaglar belirlenmiş kenar suk çiçek desenleri yerleştirilmiştir. Adını, bir dal üzerine yerleştirilen stilize edilmiş karanfil demetlerinden dolayı almıştır. Milas’taki başka bir grubu oluşturan halılarda Maldalyonlu örneklerdir. Bu halılar, kare, dikdörtgen altıgen olarak çeşitli tiplerde karşımıza çıkar."Karacahisar halısı" Karacahisar köyünde yapılan bu gruba giren örneklerdendir. Milas halılarında 18.yy ve 19.yy’dan itibaren tamamen yün kullanılmıştır. Halılar kök ve doğal boyalarla renklendirilmiştir. Milas Halıları olarak isimlendirilen bu halılar İlçemizde halen, Karacahisar, Ören, Dörttepe, Gereme, Bozalan, İkizköy, Pınarköy , Mezgit, Gürceğiz, akçakaya ve birçok köylerde dokunmaktadır. Sarayları saray yapan nice halıyı üreten Hereke Fabrika-i Hümayunu ya da bugünkü adıyla Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası’nın izini sürdüğümüzde, Ohannes ve Bogos Dadyan kardeşlere rastlıyoruz. Dadyan Biraderler, Hereke'nin doğal güzelliklerinden etkilenerek -biraz da yaptırdıkları Çuha Fabrikası'nın masraflarını çıkarmak amacıyla- kendi adlarına bir fabrika kurmak isterler. Dilekleri Serasker Rıza Paşa tarafından kabul görünce, İzmit Körfezi'nin kuzey kıyısında, Hereke beldesinde Osmanlı İmparatorluğunun ilk özel dokuma fabrikası kurulmuş olur. Elli pamuklu, yirmi beş canfes tezgâha sahip fabrikanın kurulduğunu iki yıl sonra öğrenen Sultan Abdülmecid bundan pek hoşlanmaz. Sonuçta, Eser-i Cedid vapuruyla fabrikanın önünden geçerken Rıza Paşa, "Sultanım, size bir sürprizim vardı; bu fabrikayı size yerinde göstermek istiyordum; bu fabrika sizin adınıza kuruldu" dedikten sonra durumu kurtarır ve fabrika padişaha devredilmiş olur. Büyük olasılıkla o yıl "Hereke Fabrika-i Hümayunu" adını alır. Fabrikanın devredilmesinden sonra saraylara ipekli canfes, döşemelik ve perdelikler dokunmaya başlanır. O dönemde fabrikaya Fransa'dan yüz ipekli tezgahın getirtildiği biliniyor. Yıl 1891... Hereke Fabrika-i Humayunu'nun kurulmasından yaklaşık elli yıl geçtikten sonra, geleneksel Osmanlı halıcılığında bir dönüşüm yaşanmış ve fabrikada yüz adet yeni tezgahta halı dokunmaya başlanmıştır. Bu kez sahneye II. Abdülhamid çıkar. Onun himayesinde Sivas, Ladik, Manisa'dan gelen ustalara önceleri Saray tarafından verilen desenler dokutturulur, bu desenler geliştirilerek bir Hereke üslubu yaratmaya çalışılır. Osmanlı saraylarının halı ihtiyacı da, Hereke fabrikası kurulmadan önce Gördes, Uşak, İzmir ve Bursa'da saray tarafından verilen örneklere uygun olarak dokutturulmuş. 1891'de Sultan Abdülhamid'in girişimleriyle halı üretimine başlayan fabrika, küçük bir kasabanın adını dünyaya bir marka olarak tanıtır. Halı fabrikası talebi karşılayamayacak duruma gelince, personel ihtiyacı Hereke çevresinden alınan işçilerle kapatılmaya çalışılır. Bunlar arasında, iki yüz kişiye öğretmenlik yapan dört kıza, yine görevli boyacı, ustabaşı, makinist ve öğretmenlere fabrikanın gelişmesindeki katkılarından dolayı II. Abdülhamid tarafindan madalyalar verilir. Bu dönemde Emil Meinz'ın adına rastlıyoruz. Meinz, Yıldız Sarayı bünyesinde Tamirhane-i Hümayun ressamıdır ve sarayın mobilya, çini, iç dekorasyon desenlerini çizmektedir; artık sarayların iç mekanlarını göz önüne alarak halı desenleri çizmeye de başlamıştır. Fabrikada iki cins halı üretilmekte, en iyi cins yekpare Gördeskari halıdan yılda yalnızca iki adet dokunmaktadır. İkinci kısım halı üretimi ise Saray ve Saray'a bağlı dairelerin tefrişi için yapılmakta, ihtiyaçlar karşılandıktan sonra kalan halılar piyasaya verilmektedir. Hereke halıları artık Avrupa'da da nam salmaya başlar. Avrupa ürünleriyle rekabet edilmekte, yeni tezgahlarda kabartma halılar dokunmaktadır.
Halıhane'ye gelirsek; önce kısa bir geçmişe dönüp bakalım: Fabrika bir dönem Sanayi ve Maadin Bankası yönetiminde faaliyet gösterdikten sonra Sümerbank'ın yönetimine geçmiş. Bu dönemde, 16. ve 17 yüzyıl Osmanlı süsleme sanatlarında görülen motiflerden yola çıkılarak halı motifleri dokunmuş ama örnekleri Milli Saraylar Koleksiyonu'nda görülen 19. yüzyıl sonunda ve 20. yüzyıl başında dokunmuş özgün tasarımların üretimi ise durmuş. Ne var ki 1995 yılından bu yana Milli Saraylar Koleksiyonu'nda bulunan halılar arasında bir seçim yapılarak çıkarılan örnekler şimdilerde bilgisayara kaydediliyor. Dijital arşivden yola çıkılarak yapılan üretimlerle bir "Koleksiyon" serisi oluşturuluyor. Sözgelimi, Dolmabahçe Sarayı'nın Süfera Salonu'nda bizi kendisine hayran bırakan Avrupa desenli kabartma halının koleksiyon serisinde üretimi tekrar yapılmış. Milli Saraylar ve Hereke Halı - İpekli Dokuma Fabrikası yöneticilerinin amaçları belli: "Hereke halıcılığının yıllar boyu adını sürdürmesini sağlayan Sümerbank dönemi tasarımlarının yanı sıra yeniden canlandırılan üretimlerle birlikte kaliteli işçiliği ve özgün örnekleriyle Osmanlı döneminde dünya çapında ün kazanan Hereke halıları eski ününü yeniden yakalayacak, özgün örneklerin tekrar üretilmesiyle kültürel mirasımızın bir kesiti yeniden hayat bulmuş olacaktır.”
1.MENŞEİ İPEK İPLİĞİ NASIL ÜRETİLİR? HEREKE HALISI NE KADAR ZAMANDA DOKUNUR? HEREKE HALILARININ YAPIMINDA HANGİ ARAÇLAR KULLANILIR? Hereke halılarının dokunmasında kullanılan başlıca araçlar; tezgah, düğümleri kesmek için kullanılan küçük bir bıçak,düğüm sırasını traşlamak için kullanılan özel makaslar (kirkit makası) ve demir bir fırçadır. HEREKE HALISINDA KAÇ DÜĞÜM BULUNUR?
Yünlü bir Hereke halısında desimetrekare başına ortalama; 60x60=3600 düğüm bulunur. kaynaklar : denizce.com dan sealife temmuz 2005 , Narhanım Dedeoğlu , Ş.Ayhan Tünel hereke.comBu haber 387 defa okunmuştur.
|
|
|||||||
Haberler 15386 defa okundu ve 2 yorum yapıldı. Parke | Laminat | ev duvar kağıtları | ithal duvar kağıtları | duvardan duvara halı | Moonloc | Mantar Şilte| Duvar Kağıdı Fiyatları © 2009-2010 Tüm Hakları Saklıdır |
|||||||||